Çoklu Ortam Uygulamalarının Kuramsal Temelleri - Yansıtma

Teknoloji alanında yaşanan gelişmeler, her dönemde yeni iş imkânları ve kariyer olanakları sunmaktadır. Teknolojik gelişimlerden en çok etkilenen alanlardan biri hiç şüphesiz bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) alanıdır. Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak BİT’in hızla geliştiğini ve her alanda yaygınlaştığını görmekteyiz. BİT’in eğitim ortamları için sunduğu önemli kavramlardan biri çoklu ortam öğrenmedir.

Teknolojinin geliştiği bugünlerde çoklu ortam, öğretim sisteminin merkezinde bilgisayarın yer aldığı ve öğretimin birbirini tamamlayan tümleşik kaynaklarla sunularak öğrencinin etken kılındığı eğitsel bir uygulama olarak tanımlanmaktadır (Kuzu, Uysal & Kılıçer, 2009). Bundan ötürü çoklu ortam tasarımı, değişik öğrenme stillerine hitap edebilecek heterojen ortamlarda öğrenmede kalıcılığın sağlanması ve tekdüzelikten vazgeçilerek değişik ders sunumlarının hazırlanması eğitimde önemli bir öge haline gelmiştir. Her eğitim kademesinde öğrencilerin öğrenmelerinin kalıcılığı ve etkililiğinde, tüm duyu organlarını kullanabilecekleri görsel, işitsel, bedensel ve kinestetik öğrenme stillerini kullanabilecekleri çoklu eğitim ortamlarının yapılandırılması çok önemlidir. Ayrıca öğrenmenin sorumluluğu da öğrenciye bırakılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında çoklu ortam, öğretimin yanında bireysel öğrenmede de kullanılabilecek etkili bir uygulamadır.

Literatür incelediğimde çoklu ortamda öğrenmenin daha etkili ve kalıcı olduğu sonucuna ulaşan birçok çalışma ile karşılaştım. Öğrenmenin gerçekleşmesi için bilişsel süreçler dikkate alındığında, içerik ve öğrenenin buluşup bir materyalin resim ve metinle desteklenerek, bir başka deyişle birden çok formda (biçimde) sunulan ortamların hazırlanması önem kazanmaktadır. Her öğrenme için geçerli olabilecek tek bir öğrenme ortamı geliştirilmemiş, bilişsel kuramı temel alarak öğrenmenin ve öğrenenin özellikleri dikkate alındığında da öğrenmeye dair ortamlar yaratılmaktadır.

Çoklu Ortamlı Öğrenmede Bilişsel Kuramı

Literatürdeki diğer araştırmalarımda bu model özünde araştırmacı Mayer tarafından, Paivio'nun İkili Kodlama Kuramı'ndan, Baddeley'in Çalışan Bellek Modeli'nden ve Sweller'in Bilişsel Yük Kuramı'ndan yola çıkarak geliştirilmiş bir kuramdır.

Peki bu kuramla öğrenme nasıl gerçekleşir? Bilgi edinimi ve öğrenmeyle ilgili içsel meselelere odaklana bilişsel öğrenme kuramı, geçmiş öğrenme deneyimleriyle bağlantı kurma, kavrayarak öğrenme ve anlamlı bütünler oluşturma gibi konuları ele alır. Bireyi etrafında olup biten olaylara anlam yüklemesi "öğrenme" olarak değerlendirilir. Kısacası bu kurama göre ön bilgi, bilgi işleme süreci ve bilginin kodlanması üzerine yoğunlaşır. Yeni bilgilerin anlamlı olması için bireye bir şeyleri açıklayabilme gücü vermesi ve önceki bilgilerini genişletebilme olanağı sunması gerekir. Dolayısıyla bir bilgiyi okuduğunuzda ya da dinlediğinizde o bilgiyi kullanamadığınız ve anlamlandıramadığınız sürece öğrenmiş olmazsınız.

Çoklu ortamla öğrenmenin bilişsel kuramı; görsel ve işitsel deneyimler veya bilgiler birbirinden farklı bilgi-işleme kanalları tarafından işlenir, bilgi-işleme kanallarının bilgi veya deneyim işleme kapasiteleri sınırlıdır ve bilgiyi/deneyimi kanallarda işleme süreci, birbiriyle tutarlı bilişsel semboller oluşturmaya yarayan etkin bilişsel bir süreçtir. Çoklu ortamla öğrenme modeli temel aldığı bilişsel kuramla tutarlı olarak bilgi-işleme sürecinde üç önemli çoklu ortamla öğrenmenin bilişsel işlev üzerine odaklanır;

  1. Duyusal Bellek: Geçmiş yaşantılar, anılar yer alır.
  2. Çalışan Bellek: Psikomotor bilgiler yer alır, örneğin araba kullanmak, problem çözmek, yemek yapmak vb.
  3. Uzun Süreli Bellek: Çalışan bellekte depolanan öğeler tekrar ve anlamlı ilişkilendirilme yoluyla uzun süreli hale gelmesidir.

Özetle, kişi anlamlandırdığı bilgi ile daha önce var olan bilgilerini bütünleştirip yeni bir zihinsel yapı oluşturur. Modelin dayandığı temel varsayımlar şunlardır;

  1. İki Kanal: Öğrenen, her gördüğü veya her duyduğu bilgiyi hatırlayamamaktadır. Bu açıdan bakıldığında her iki kanalın da kapasitesinin sınırsız olmadığı varsayımına ulaşılabilir.
  2. Sınırlı Kapasite: Her kanalın birim zamanda işleyebileceği bilgi miktarının sınırlı olduğunu belirtir. Bir kanalın kapasitesinin az kullanılması diğer kanalın kapasitesini artırmaz.
  3. Aktif İşleme: Öğrenen bilişsel sürece aktif olarak katılır ve varsayımlar sonucunda birbirleriyle bağlantılı zihinsel yapılar oluşturulur. Dolayısıyla, aktif öğrenme bir şema oluşturma süreci olarak da görülebilir.

Çoklu ortamla öğrenmede 12 tasarım ilkeleri temel olarak görsel ve metinlerin bir arada kullanıldığı içeriğin öğrenme üzerinde daha etkili olduğu öne sürülmüştür. Bunlar;

  • Konu Dışı İşlemleri Azaltma İlkeleri
    1. Tutarlılık: Matematik dersinde öğretmenin konuyla alakalı görsel kullanmasıdır.
    2. Dikkat Çekme: Önemli sözcük ve görseller vurgulandığında öğrenenler daha iyi öğrenir. Örneğin; italik, kalın, altı çizili, renkli vb.
    3. Gereksizlik: Görsel + Sözlü Anlatım👌
    4. Konumsal Yakınlık: Birbirleriyle ilişkili sözcük ve resimlerin birbirine yakın olduğu ortamda olmasıdır.
    5. Zamansal Yakınlık: Birbirleriyle ilişkili sözcük ve resimlerin birlikte sunulduğu ortamda olmasıdır.
  • Temel Süreçleri Yönetme İlkeleri
    1. Parçalara Bölme: Sözlü anlatımlı animasyonları kısa bölümlere ayrılmış şekilde izlemektir.
    2. Ön-Alıştırma: Konu hakkında temel kavramların açıklanması, bilginin sunulma sıralamasının yapılması ve öğrenene içerikte neler sunulduğu ve neleri öğreneceği içeriğin başında sunulması önemlidir.
    3. Biçim: Seslendirilmiş Sözcükler + Yağmurun Oluşumu👌

  • Üretici Süreçleri Geliştirme İlkeleri
    1. Çoklu Ortam: Bir kitap sayfasında metinlerin yanında görsellerin de yer verilmesidir.
    2. Kişiselleştirme: Öğretim materyalinde yer alan metnin ya da seslendirmenin günlük bir dil kullanımı ile anlatılmasıdır.
    3. Ses: Öğrenenler, bilgisayar tarafından seslendirilmiş mekanize seslere kıyasla gerçek insan sesinden daha iyi öğrenmektedirler.
    4. Resim: Gerçekleştirilen öğrenmede konuya hakim bir anlatıcının olmasıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hakkımda

Bilişsel Yük Kuramı - Yansıtma